Yaşanan Süreçlerin Olumlu Getirileri Bulunmakla Birlikte

Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de yaşanmakta olan sosyal, ekonomik, teknolojik gelişmeler nedeni ile başlayan küreselleşme süreci beraberinde hızlı bir kentsel değişim ve dönüşüm sürecini de getirmiştir. Yaşanan süreçlerin olumlu getirileri bulunmakla birlikte, uygulanan politikalar plansız, alt yapısız ve sağlıksız kentsel çevreler içeren kimliksiz kentlerin gelişmesine neden olmakta ve dolayısıyla insanların ihtiyaçlarının karşılanmasında çok yetersiz kalınmaktadır. Bu olumsuz gelişmelerin farkına varılmasıyla “sürdürülebilirlik“ kavramı ortaya atılmış ve sağlanmasının yolları araştırılmaya başlanmıştır. Değişen yaşam şekli ile doğal kaynaklar arasındaki olumsuz etkileşimin sürdürülebilirlik için büyük bir tehdit olduğu düşünüldüğü için çalışmalar problemin fiziksel boyutu üzerinde odaklanmıştır. Oysaki genellikle ihmal edilen sürdürülebilirliğin sosyokültürel boyutu, sosyal, kültürel ve ekonomik organizasyonda yapılacak temel değişikliklerin ekolojik anlamdaki sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için önemli bir gereklilik olduğunu ifade etmektedir. Sürdürülebilirlik konusuna büyük ölçüde fiziksel boyutlarıyla yaklaşılıp sosyokültürel boyutlarının ihmal edilmesinin yarattığı önemli eksiklik çalışmanın problemi olarak belirlenmiştir. Bu makalede sürdürülebilirlik; sürdürülebilir kentsel gelişme bağlamında ele alınarak, kentsel çevrenin oluşumu ve yaşanmasında önemli rolü olan konut alanlarında, sosyokültürel bir bakış açısıyla irdelenmiştir. Öncelikle, irdelenecek kavramlar bütüncül bir yaklaşımla belirlenerek kavramsal çerçeve geliştirilmiş ve “sürdürülebilir kentsel gelişme-kültür-konut alanları” etkileşim sistemini ifade eden kavramsal çerçeve bileşenleri arasındaki etkileşim dönüşümsel yaklaşımla irdelenmiştir. Daha sonra, konut alanlarında sürdürülebilir kentsel gelişmenin sağlanabilmesinde etkileşim sisteminden nasıl yararlanılabileceğini belirlemek amacıyla bir model geliştirilmiştir. Model, senaryo yazımı yöntemi ve geri beslemeli tahmin tekniği kullanılarak, Bursa kenti için geliştirilmiş ve örnek inceleme alanı olarak seçilen geleneksel bir konut alanında uygulanmıştır.

냉이(Capsella bursa-pastoris (L.) Medik.) - 블로그Mustafakemalpaşa ilçesinde 1998 yılı boyunca yapılan bu çalışmada atmosferde bulunan allerjen fungus sporlarından Alternaria sp. Mustafakemalpaşa atmosferinde her iki cinse ait spor miktarlarının Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında minimum düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bu minimum seviyenin en önemli nedeninin bu aylardaki düşük sıcaklık olduğu düşünülmüştür. Halwagy, düşük sıcaklığın Cladosporium sp. Mayıs ayında atmosferde Alternaria sp. Cladosporium sp. sporlarının artmaya başladığı gözlenmiştir. Bu artışın Mayıs ayındaki ısı ve yağış miktarındaki artışa bağlı olduğu düşünülmüştür. Sıcaklık, yağış ve nem miktarının artması fungusların üremesi için optimum koşulların oluşmasını sağlamaktadır. Mayıs ayında sıcaklık, yağış ve nem bu sporların üreyebilmesi için uygun seviyeye ulaşmış ve sıcaklığın aylık ortalama 16.8 oC olduğu gözlenmiştir. Burge, Stephen ve arkadaşları yağmurun spor miktarını arttırdığını belirtmişlerdir (15-16). Kramer yağmuru takip eden günlerde sıcaklık ve rüzgar hızı artışının spor miktarının arttırdığını tespit etmiştir (17). Hjelmroos, sıcaklığın 15oC? Haziran ayındaki verilere bakıldığında hava sıcaklığı ortalama 21oC, nem ve yağış ortalaması da oldukça yüksek seviyededir. Bu verilerle doğru orantılı olarak yine Alternaria sp.

Cladosporium sp.’nın miktarı artmıştır. Temmuz ayında Alternaria sp. Cladosporium sp. sporlarının sayısının maksimum seviyeye ulaştığı tespit edilmiştir. Ağustos ayında Alternaria sp. Cladosporium sp. sporlarının sayısında azalma kaydedilmiş ve bu sonuçlar sıcaklığın yüksek olmasına rağmen yağışın olmamasına bağlanmıştır. Eylül ve Ekim aylarında ise Alternaria sp. Cladosporium sp. sporlarının sayısında tekrar bir artış gözlenmiştir. Bu durum bu iki aydaki yağış artışı ile açıklanabilir. Kasım ve Aralık aylarında nem oranı ve yağış miktarı yüksek olmasına karşılık sıcaklığın düşmesi sonucu spor miktarlarının belirgin olarak azaldığı düşünülmüştür. Sonuç olarak, Şekil 1? Alternaria sp. ve Cladosporium sp. Sıcaklık, yağış, rüzgar ve nispi nemin optimum olduğu koşullarda Cladosporium sp. Alternaria sp. hem de Cladosporium sp. Araştırma sonuçlarımıza göre Mustafakemalpaşa ilçesi atmosferinde Alternaria sp. Cladosporium sp. cinslerine ait sporlar Temmuz ve Ekim aylarında maksimum seviyede saptanmıştır. Bursa ili İnegöl ilçesinde Bıçakçı ve ark. Alternaria sp. ve Cladosporium sp.? Temmuz ayında rastlanılmış, Haziran ve Ağustos aylarında da her iki cinse ait sporların yüksek seviyelerde görüldüğü tespit edilmiştir (11). Şakıyan ve İnceoğlu tarafından Ankara il merkezinde yapılan bir çalışmada Ağustos ayında Alternaria sp.

Pehlivan ve Özler tarafından Sivas il merkezi atmosferinde Alternaria sp. Amato ve ark. tarafından İtalya? Naples kentinde yapılan araştırmada Alternaria sp. Haziran ayında, Cladosporium sp. Ağustos, Eylül, Ekim aylarında görüldüğü bildirilmiştir (2). Cosentino ve ark. 1988 yılında yine aynı ülkenin Cagliari kentinde yaptıkları çalışmada ise her iki cinse ait sporlar Nisan, Mayıs, Haziran ve Eylül, Ekim dönemlerinde maksimum seviyelerde gözlenmiştir (20). Amerika Birleşik Devletlerinin Milwaukee kentinde Hirsch ve Sosman tarafından yapılan araştırmada Alternaria sp. Eylül, Ekim, Cladosporium sp. Haziran, Temmuz, aylarında atmosferde yüksek seviyelerde bulunduğu belirlenmiştir (21). Ho ve ark. Kuala Lumpur kentinde Cladosporium sp. Alternaria sp. ve Cladosporium sp. Bu nedenle bu allerjenlere duyarlılığı bulunan astım ve allerjik rinitli olguların tanı ve tedavi yaklaşımlarında bölgesel farklılıkları göz önünde tutulması amacıyla her bölge için atmosferdeki allerjen fungus sporlarının yıl içinde aylara göre miktar ve seyirlerinin belirlenmesi faydalı olacaktır. Fungus sporlarına duyarlılık saptanan olgularda önde gelen tedavi yaklaşımlarından biri bu allerjenlerden korunmak olduğuna göre (1) allerjen sporların atmosferde yoğun olduğu dönemlerde duyarlı bireyler mümkün olan tedbirleri almalıdır. Ev dışı mantar sporları çürümüş yapraklar, gübre, saman, ot yığınları ve nemli alanlarda çok bulunurlar.

1. Petersen BN and Sandberg I. Diagnostics in allergic diseases by correlating pollen /fungus spore counts with patient scores of symptoms. 2. D’amato G, Stanziola AA, Coccos G and Melillo G. Mold Allergy: A three year investigation (1980-1982) of the airborne fungal spores in Naples, Italy. 3. Salvaggio J and Aukrust L. Mould-induced asthma. 4. Sapan N, Gedikoğlu S, Tunalı Ş. Bursa ilinde ev içi mantar florası. 5. Kaliner M, Eggleston PA, Matthews KP. Allergyc rhinitis and asthma. 6. Agaryal MK, Yunginger JV, Swanson BA et all. An immunomedical method to measure atmospheric allergens. J Allergy Clin Immunol. 7. Özkaragöz K. Pollens, mould spores and other inhalants as aetiologic agents of respiratory allergy in the central part of Turkey. 8. İnce A, ve Pehlivan S. Serik (Antalya) havasında Alternaria sp. 9. Şakıyan N, İnceoğlu Ö. Ankara havasında bulunan Cladosporium sp. 10. Şimşekli Y, Akkaya A, Gücin F, Ünlü M, Yorgancıgil B. Isparta şehrinin havasında bulunan fungus sporları.