Nilüfer Doğa Restaurant

Kadife Kaplı Otobüs - 동영상

Bursa merkeze yakın, Cumalıkızık’tan sonra gezilmesi gereken ikinci yer, bugün Gümüştepe mahallesi olarak bilinen 2000 yıllık geçmişe sahip, tarihi Misi köyüdür. Tarihi çok eskilere dayanan Gümüştepe Mahallesi’nin ilk adının Misipolis olduğu sanılıyor. “Misi” kelimesinin kökeni Misyalıların yurt olarak buraya yerleşmeleri ve misyonerlik merkezi olarak Misi’nin seçilmesinden kaynaklanıyor. Günümüze kalıntıları ulaşan Misipoli Manastırı’nda, İncil’i tartışmak üzere İznik’teki konsülün burada da toplandığı söylenmektedir.Doğallığından, özgün mimarisinden, çivit mavisi evlerinden hiçbir şey kaybetmemiş olan Misi Köyü Bursa´nın merkezinden yalnızca 12 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Sınırsız yeşilliği, söğütleri, meyve ağaçları ve bir köprü gibi gökyüzüne uzanan kavak ağaçlarıyla, antik çağda başlayan bir öyküyü günümüze kadar taşıyan tarihi köy, asma yaprağı, misket üzümü ve şarabı çok ünlüdür. Misi’de şarapçılık yüzlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. “Misi Şarapları”,özel aromasıyla yalnızca bu yörede yetişen Misket üzümünden yapılır. Bursa’nın oksijen merkezlerinden ve piknik alanlarından biri olan Gümüştepe Mahallesi’nin şarapçılığın dışındaki gelir kaynağı yakın geçmişe kadar “ipekçilik” olmuştur. “Bursa’ya önemli bir ekonomik girdi sağlayan ipekçilik, yerleşim alanlarının da buna göre şekillenmesini etkilemiştir. Bu nedenle Misi evleri geniş sundurmaları ile ipekböcekçiliğine göre inşa edilmiştir. 17. ve 18 nci yüzyıl yapıların yer aldığı Osmanlı mimarisini yansıtan Misi, 1989 yılında kentsel sit alanı ilan edilerek koruma altı na alınmıştır. Orhaneli Kavşağı’ndan sola dönüp, Doğancı Barajı’na doğru giderken 6 kilometre sonra Nilüfer ilçesine bağlı bir mahalle olan Misi Köyü’ne ulaşılmaktadır.

İl merkezine 45 km mesafededir. İlçenin köftesi meşhurdur. Eski ismi Angelekome olan ilçe, 1298’de Turgut Alp tarafından fethedildi. On dokuzuncu asrın sonlarına kadar Bursa sancağına bağlı bir bucak olarak kaldı. 1865’te ilçe olan İnegöl, Bilecik sancağına bağlandı. Kurtuluş savaşı sırasında Yunan işgaline maruz kalan İnegöl 6 Eylül 1922’de işgalden kurtuldu. 1926’da Bursa’ya bağlı ilçe durumuna getirildi. İznik: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 41.942 olup, 17.232’si ilçe merkezinde, 24.710’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 40 köyü vardır. Yüzölçümü 753 km2 olup, nüfus yoğunluğu 56’dır. İlçe topraklarını güneyden Avdan Dağı, kuzeyden Samanlı Dağı engebelendirir. Orta kesiminde İznik Gölü ile İznik Ovası yer alır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri üzüm, domates, buğday, mısır, arpa olup az miktarda patates ve şeftali yetiştirilir. İznik Gölünde avlanan kerevit yurt dışına ihraç edilir. Gölde ayrıca sazan ve yayın balığı avlanır. İlçede yapılan çiniler meşhur olup, turistik önemli gelir kaynağıdır. İlçe merkezi, İznik Gölünün doğu kıyısında kurulmuştur. Göl kıyısı otel, motel, tatil sitesi ve yazlık evlerle doludur.

İl merkezine 77 km mesafededir. Çok eski bir tarihe sahip olan İznik, 1075’te Anadolu fatihi Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından fethedildi ve bir süre sonra Anadolu Selçuklularının başşehri oldu. Osmanlılar devrine kadar Bizans ile Selçuklular arasında sık sık el değiştiren İznik, Latinlerin İstanbul’u işgali üzerine 1205-1261 arasında Bizans’ın başşehirliğini yaptı. Orhan Gazi 1331’de İznik’i fethederek beyliğin merkezini buraya taşıdı. 1335’te beylik merkezi Bursa’ya nakledildi. Eski ismi Nikaea olan İznik, 1915’te ilçe oldu ve 1930’a kadar İzmit’e bağlıydı. Bu tarihten sonra Bursa’ya bağlandı. İznik, 17. asrın ortalarına kadar Türk ve dünya çiniciliğinin rakipsiz merkezi idi. Zamanla Kütahya, İznik’i geçti ve İstanbul’da da çinicilik başlayınca, İznik’te çinicilik söndü. İznik belediyesi 1875’te kurulmuştur. Karacabey: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 72.898 olup, 31.665’i ilçe merkezinde 41.233’ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 66 köyü vardır. Yüzölçümü 1285 km2 olup, nüfus yoğunluğu 57’dir. İlçe toprakları genelde düzdür. Kuzeyinde Mudanya Dağları yer alır. Topraklarını Susurluk Çayı ve kolları sular. Ulubat Gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Ekonomisi tarıma dayanır. Başlıca tarım ürünleri soğan, şekerpancarı, arpa, mısır ve patates olup, ayrıca az miktarda baklagiller ve pamuk yetişir.

Türkiye’nin soğan ambarıdır. İlçede kurulan Karacabey Harası, Türkiye’nin ilk harasıdır. Bu hara, hayvan ıslahında önemli rol oynar ve damızlık hayvan yetiştirilen bir merkezdir. Konserve Fabrikası başlıca büyük sanayi kuruluşudur. İlçe merkezi, Karacabey Ovasında kurulmuştur. İl merkezine 67 km mesafededir. Karacabey, Orhan Gazi tarafından Osmanlı topraklarına katıldı. O devirde ismi Mihaliç idi. Daha sonra Karacabey olarak değiştirildi ise de uzun süre Mihaliç ismi kullanıldı. 1910’da resmen ismi Karacabey oldu. İlçe belediyesi 1878’de kurulmuştur. Keles: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 21.675 olup, 2910’u ilçe merkezinde, 18.765’i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 37 köyü vardır. Yüzölçümü 640 km2 olup, nüfus yoğunluğu 34’tür. İlçe toprakları, dağlarla kuşatılmış bir platodan meydana gelir. Kuzey ve kuzeydoğusunda Uludağ, doğusunda Domaniç dağı yer alır. Dağlar karaçam, göknar, kayın ve meşe ormanlarıyla kaplıdır. İlçe topraklarını Kocaçay sular. Ekonomisi hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Tarım alanları azdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, patates, arpa, üzüm ve elmadır. İlçede bulunan sebze-meyve tohum, fidan ve fide üretme çiftliği, Türkiye ihtiyacının önemli bölümünü karşılar.